» » Yıllar önce - 1. yazı

Yıllar önce - 1. yazı

10 Şubat 2018, Cumartesi
245
0

Ben daha olmadan


Yıllar önce kimdim ben ya? Soruyorum şimdi kendime ve aklımda bir sürü cevaplar toplanıyor. Kendim burda olsamda beynim burda değil ve zaman yolculuğu yapmış gibi oluyor. İnsan kendini nasıl anlatır? Geçmişini anlatarak. Bugünlere nasıl geldiğini söyleyerek kendini anlatır bir insan. Ya ben geldiğim günleri biliyorumda, peki ya ben bu günlere gelmeden önce benim gelişimin habercisi kimdi ve ya benim geleceğim nasıl belirlendi. Bunları öğrenmek ve bilmek çok önemli. Bende birşeyler biliyorum bunlarla ilgili ama doğru biliyormuyum?

26 Ekim 1998 gecesi saat 9:00. Bakü. Bir hastane. Hastanede bir anne doğum yapıyor. Onu bekleyenler bu kadının amcası ve erkek kardeşi. Çocuk doğdu ve anne çocuğunu eline aldı. Bebek ağlamaya başlıyor çünki ilk defa temiz oksijen onun vucuduna girdi ve buna alışması biraz zor. Ağlayarak çekdiyi acıyı anlatmaya çalışıyor. Etrafta ise her kes mutlu. Yeni bebekleri oldu ve bu bir erkek çocuğu.

Bir kaç sene daha geriye gidelim. Bir köy. 3 çocuk, anne ve baba. Baba çok zengindi. Zamanın tek ve iktidar partisinin uyesi ve bu ona büyük paralar getiriyor. Büyük çocuğu 14 yaşında bir kız. 2'de oğlu var. O köyün adetlerine göre kız 14 yaşına geldiğinde artık evlene bilir ve evlenmesi lazım. Babada zengin olduğu için talipler çok tabii. Komşu köyden biri kızı almak için elçilerini gönderir ve başarılı dönerler elçiler. Kızı almıştır ve evlenecektir. Kız çok mutsuz çunki daha çoçuk evlenecek yaşı değil onun. Ama napsın. Baba var başta. Evlenmesine karar veriyor ve ne derse o olacaktır. Gün gelir kız evlenir ve yeni evine göçer. Ama yapamaz kalamaz orda. Yaşayamaz. Çünki buna alışmamıştır. 1 ay olmadan evine dönmeğe karar verir. Boşanır. Tabii bu köyün ve o dönemin kabul edilmez bir şeyidir. Bir bayan evlenipte boşanamaz. Bu onun için ağır bir şeytir ve bu yüzden çarpıcı söylemlere maruz kalacaktır. Baba ne yapacak peki? Çok üzgün. Çok kızgın. Yaşamını yitirmek üzere. Çünki bu onun için büyük bir damgadır. Bu acıyla yaşayamaz. Baba, herkes benden kızımı öldürmemi bekliyor ama ben bunu yapamam deyip gözleri dolar. Yapamaz bunu. Bir kız evladı var. En büyük çocuğu. Yani ilk çocuğu onun. Bağrına basar kızını. Kucaklar. Öper. Haklı olduğunuda düşünür kızcığazın. Ama napsın yine sinirli gösterir kendini yüzünden. Ve çok kırgındır kızına.

Yıllar geçer. Kız artık büyümüştür. Okulunu bitirmiş. 18 yaşında çok güzel ve ay parçası gibi değimiyle diye bileceğimiz bir güzelliği var. Okulunuda bitirmiştir artık. Yaşadıkları köyden çok uzak köyden biri bu kızı görür ve sever. Kıza aşık olur çünki çok güzel bir kız. Annesine ve büyük ablasına kızı anlatır. Onunla evleneceğim diye anlatır. Tabii ablası ve annesi bunu kabul etmez. Çünki o zengin ve asaletli baba iflas etmiştir. Artık eskisi kadar zengin değil. Tüm her şeyini satmaya karar vermiş ve iş aramaktadır. Bu yüzden erkğin annesi onlar çok fakir diye oğlunun o kızla evlenmesini istemez. Erkek çok ısrarlıdır. Yalvarır annesine. O kızı istemesini ister. Anne sonunda razı olur ve kızı istemeğe gider. Fakirleşmiş ve birazcıkta yaşlanmış baba kabül eder. Kızını yeniden ikinci kez başka bir eve gönderir. Evlendirir. Ama bu sefer eskisi gibi düğün olmaz. Cehizde alamaz kızına. Çünki o kadar parası yoktur zaten. Erkek sevdiği bu kızla yaşarlar. Onlarında maddi durumu iyi değildir. Başkente gitmeyi karara alır bu erkek ve eşinide yanında götürür. Çalışır. Bakü'de bir evde kirada kalırlar. Aylar geçer. Yıl geçer. Bir çocukları olur.

26 Ekim 1998. Gece saat 9:00. Kadının ağrıları başlar. Hemen hastaneye yetişirler. 9-u 10 geçe çoçuk doğar. Anne olmuştur bu kadın. Bir oğlu olmuştu. Babada çok sevinçli. Hayatının en mutlu ve onur duyacağı bir gündür. Doktor haber edince çok sevinir. Bide oğlu olduğunu duyunca var ya. Yere göğe sığmaz adam. Kadının erkek kardeşi ve amcasıda hastaneye yetişirler. Her kes sevinçli. Erkek kardeş dayı olmuştur. Amcada bir dede yarısıdır. Çünki çok severdi abisinin çocuklarını. Erkek kardeş babasını arar ve haber eder. Bir erkek torunun oldu der. Baba çok duygulanır ve gözleri dolar. Çocuğun ismini düşünürler bir süre. Anne Kuran-i Kerimden bakalım der. Her hangi bir sayfayı rastgele açalım ve hangi peygamberin ismi çıkarsa oğlumuzunda ismi o isim olsun der. Baba kabul etmez. Aklında çok ilginç bir isim vardır. Her erkek çocuğunda yoktur bu isim. Herkesten farklı kılacaktır onu. Elvin olsun der oğlumun ismi. Bu ismi karara alırlar.

Mutlu mesut yaşarlar ve doğuştan 3-4 ay geçmiştir. Baba eve iyi para getiremiyor. Masraflar dahada artmıştır. Çünki yeni doğmuş bir bebekleri vardır. Anne her gün kızgındır eşine. Anne ve ablası oğlunu çağırırlar yanlarına. Böyle olmaz derler. Onların ailesi çok fakir sana bir şey kazandırmadılar diye söylenir. Erkek yok hayır biz mutluyuz sadece paramız yok diye cevaplar verir ama fayda etmez. Anne bırak o çocuğuda ve o karıyıda yeni bir kızla evleneceksin diye teklif verir. Erkek gözlerine inanamaz. Bunu neden yapayım diye sorgular annesini. Annesi böyle yapmazsan pişman olacaksın. Yeni evleneceğin kızın ailesi çok zengin. Eğer bu kızla evlenmezsen südümü helal etmek der anne. Erkek burda darbeyi yer. Hatta artık anne haberi salmıştır ve kızı istemiştir bile. Kızın abileri erkeği tehdit ederler ve onu başka bir ülkeye götüreceklerini söylerler.

Bir günü baba eve gelir ve eşine sarılır. Oğlunu bağrına basar. Ağlamaya başlar oğluna bakarak. Eşi olan kadın şaşırır kalır. Ne oldu sana der. Erkek ağlayarak çok üzgün olduğunu ve onları terk edeceğini söyler. Anne bem-beyaz olur. Mahf oldu tekrar o kızcığazın hayatı. Dizleri üstüne yere düşer ve ağlamaya başlar. Baba sesizce gözlerinden yaş süzülerek evden çıkar gider. Bir daha geri dönmeyecektir baba. Bir daha o aile olmayacaktır. Anne ağlamaktan duramaz. Elini telefonuna atar ve evini arar. Babası açar telefonu. Baba benim hayatım mahv oldu der. Bir oğlumla sokaklarda kaldım der. Baba neler olup bittiğini bilmez. Kızım düzgün anlat şunu ne diyorsun anlamıyorum diye bağırır. Kız tekrardan konuşmaya başlar. Babasına eşim bizi terk etti gitti der. Baba tekrar bir darbe yemiştir. Hayatı alt-üst olmuştur babanın. Bir şey diyemez. Susar kalır ve telofunu kapatır. Gözleri dolgun ve yaş akmaktadır babanın gözlerinden. Hayatını sorgulamaya başlamıştır beyninden. Birden bayılır. Babanın eşi koşar ve eşini ellerine alır. Oda ağlamaya başlar. Ne olduğunu bilmeden.

Birinci yazının sonu.

Not: Bu hikaye gerçek hayattan esinlenerek yazılmıştır. Gerçekten benim hayatımı yansıtır. Devamı gelecektir.

reklamlar indiriliyor...

Tüm hakları saklıdır.
Merakediyorum.Net © 2018